Bıçak Sırtı Dizisi 4. Bölüm Konusu

Cinayet soruşturması yeniden açılıyor!

Oğlunun yanında bir yabancı gibi durmaya katlanamayan Ali, sonunda ona ölen karısından söz etmek zorunda kalır. Bu, zaten diken üstünde yaşayan Orhan’ı harekete geçirmeye yeter. Bir gece Ali’nin kapısına dayanır.Bu arada bar açmayı kafasına koyan Mehmet, istediği desteği bulamayınca Selim Reşat’ı çileden çıkartacak başka bir plan yapar. Bir yandan da Güneş’e yaklaşmaktan kendini alamaz ve onun gönlünü kazanacak bir sürpriz hazırlar.
Ali ve Nisan, ilk defa baş başa kalırlar. Ali yavaş yavaş oğlunun annesini tanımaya başlarken, Nisan’ın bu aileden farklı biri olduğunu anlar. Nisan da bildiği şoförlere pek benzemeyen bu adamı merak etmeye başlar.Öte yandan Güneş’in çabaları üzerine polis cinayet soruşturmasını yeniden açmıştır. Mahallede bir dedektifin dolaşması herkesi tedirgin eder. Ali’nin yakınları sorgulanırken Selin de ilk kez sevgilisi hakkındaki gerçekleri öğrenecektir. Aile mirasının peşine düşen Rana, hanedan üyelerinin hep başvurduğu bir yol seçmiştir. Bulduğu yol köşkü geri almasını sağlayacak mıdır?Murat’ın doğumgünü kutlanırken Ali’nin hazırladığı sürpriz, köşkte büyük bir gerilime neden olur. Beklenmedik bir gazete haberi ise ortaya bomba gibi düşecektir.

Bıçak Sırtı Dizisi 3. Bölüm 1. Kısım

Bıçak Sırtı Dizisi 3. Bölüm 2. Kısım

Bıçak Sırtı Dizisi 3. Bölüm 3. Kısım

Bıçak Sırtı Dizisi 3. Bölüm 4. Kısım

Bıçak Sırtı Dizisi 3. Bölüm 5. Kısım

Bıçak Sırtı Dizisi 3. Bölüm 6. Kısım

Bıçak Sırtı Dizisi 3. Bölüm 7. Kısım

Bıçak Sırtı Dizisi 3. Bölüm 8. Kısım

Bıçak Sırtı Dizisi 3. Bölüm 9. Kısım

Bıçak Sırtı Dizisi 3. Bölüm 10. Kısım

Bıçak Sırtı Dizisi 7. Bölüm 1. Kısım

Bıçak Sırtı Dizisi 7. Bölüm 2. Kısım

Bıçak Sırtı Dizisi 7. Bölüm 3. Kısım

Bıçak Sırtı Dizisi 7. Bölüm 4. Kısım

Bıçak Sırtı Dizisi 7. Bölüm 5. Kısım

Bıçak Sırtı Dizisi 7. Bölüm 6. Kısım

Bıçak Sırtı Dizisi 7. Bölüm 7. ve son Kısım

Bıçak Sırtı Dizisi 1. Bölüm 1. Kısım

Bıçak Sırtı Dizisi 1. Bölüm 2. Kısım

Bıçak Sırtı Dizisi 1. Bölüm 3. Kısım

Bıçak Sırtı Dizisi 1. Bölüm 4. Kısım

Bıçak Sırtı Dizisi 1. Bölüm 5. Kısım

Bıçak Sırtı Dizisi 1. Bölüm 6. Kısım

Bıçak Sırtı Dizisi 1. Bölüm 7. Kısım

Bıçak Sırtı Dizisi 1. Bölüm 8. Kısım

Bıçak Sırtı Dizisi 1. Bölüm Konusu


Ali (Nejat İşler), haksız yere, üstelik hamile karısını öldürmek suçundan on yıldır hapistedir. Abisini kurtarmak için avukat olan kardeşi Güneş (Vildan Atasever), davayı yeniden açmaya kararlıdır. Ama bu çabasının, herkesin hayatını bambaşka bir yöne çekeceğinden habersizdir. Umudunu çoktan yitiren Ali’nin ise başka planları vardır... Osmanlı soyundan gelen Orhan (Fikret Kuşkan), babasının kurduğu mücevher işini başarıyla sürdürmektedir. Karısı Nisan (Melisa Sözen), kendi çocuğu olduğuna inandığı Murat ve babası Selim Reşat’la (Tuğrul Çetiner) birlikte, aile geleneklerine bağlı yaşamaktadır. Yıllar önce her şeyi göze alarak kurduğu bu düzenli hayat, hiç tanımadığı ve neredeyse varlığını bile unuttuğu bir adamın aniden ortaya çıkmasıyla altüst olur. Bir tarafta İstanbul’un eski bir mahallesinde yaşanan hayat kavgası... Diğer tarafta soylu bir ailenin gölgelerle dolu geçmişi... Ve bütün bunların ortasında, her şeyden habersiz masum bir çocuk...

Melisa Sözen Hakkında....

Daha 20 yaşında ama dört filmi var! Yeni nesil oyuncuların kalıpları yok Son zamanlarda iyice hareketlenen Türk Sineması, yeni nesil genç yıldızların tek tek parlamasına sahne oluyor. Genç oyuncular, alışılagelmiş yıldızlardan farklı düşünmeleri ve farklı yaşamlarıyla büyük dikkat çekiyor. Fiziklerine önem veriyorlar, okuyorlar, araştırıyorlar, tüm festivalleri takip ediyorlar, bakımlılar, eğitimliler ve en önemlisi de sadece türk sinemasının ünlü kadın starları gibi katı kuralları yok... İşte bu yeni nesil oyuncuların şu sıra en popüler ve gelecek vadeden isimlerinden biri Melisa Sözen...

FİZİĞİ DE DİKKAT ÇEKİYOR
Sözen henüz 20 yaşında. Pera Güzel Sanatlar Lisesi Tiyatro Bölümü mezunu olan genç oyuncu, halen Bilgi Üniversitesi Sahne ve Gösteri Sanatları bölümünde eğitimine devam ediyor. 14 yaşında Çağan Irmak imzalı 'Bana Şans Dile' adlı filmde başrol oynayan genç oyuncu, ardından 'İçerideki' ve 'Okul' adlı filmlerde rol aldı. 'Çemberimde Gül Oya' adlı dizi filmde de başrol oyunculardan biri olan Sözen, henüz sinemalarda yeni gösterime giren 'O Şimdi Mahkum' adlı filmde de tiyatrocu Aylin rolüyle büyük beğeni topluyor. Otoriteler, fiziği ile de dikkat çeken Melisa Sözen'i geleceğin yıldızı olarak görüyor.
* 14 yaşında bir sinema filminde başrol oynamak nasıl bir duygu?
Çok farklı ve güzel bir duygu. Benim için çok önemliydi o film. İlk sinema filmimdi 'Bana Şans Dile'. Ayrıca biz ödül de aldık bu filme. 14 yaşımda olmama rağmen filmde çocuk rolünde değildim. Genç bir kızı canlandırıyordum.
* Oyunculuk idealiniz miydi?
Evet. Hayatımda oyunculuktan başka hiçbir şey yapmak istemiyorum. Ölene kadar bu işi yapmak istiyorum. Ayrıca kendimi hiçbir zaman yeterli görmeyeceğim ve hep eğitimini alacağım bu işin. Kaç yaşında olursam olayım.
* 'O Şimdi Mahkum' filminde hangi rolü canlandırıyorsunuz?
Athena Gökhan'ın sevgilisi tiyatrocu Aylin'i canlandırıyorum. Gökhan filmde zaten kendisini oynuyor. Hapse giriyor, ben de onu bekliyorum. Bu iş çok muhteşem bir iş benim için. Abdullah Oğuz harika bir film çıkardı ortaya. Gerçi Levent Kazak da çok iyi yazdı bu senaryoyu.
* Siz de tiyatro oyuncusu rolündesiniz. Kendinizi mi oynadınız Gökhan gibi?
Dışarıdan gerçekten de öyle görünüyor. Ama tam olarak öyle olduğu söylenemez. Aylin diye bir kızı oynuyorum. Onun benimle tek benzerliği oyuncu olması.
* Daha 20 yaşındasınız, deneyiminiz de var. Yurtdışında bir şeyler yapmayı düşünmüyor musunuz?
Benim gidip de Hollywood'u fethedeceğim diye bir iddiam yok. Tek başıma gidip bir şeyler yapmak bana cazip gelmiyor. İstiyorum ki Türk sineması gitsin fethetsin orayı. Ne oyuncuların, ne yönetmenlerin hiçbirinin onlardan eksik bir tarafı yok.
* Sinemada hangi sanatçıyı örnek alıyorsunuz?
Kimsenin yerini doldurmak gibi bir iddiam yok ama Zuhal Olcay'ı örnek aldığımı söyleyebilirim. Uğur Yücel'i, Şener Şen'i, Erkan Can'ı, Zafer Algöz'ü, Lale Mansur'u da çok beğeniyorum. Zuhal Olcay muhteşem bir kadın. Bugüne kadar hep yaptığı işlerle gündemde oldu. Oynadığı rolün içine giriyor. Bu yüzden onu çok beğeniyorum. Güzelliği, çirkinliği önemli değil çok iyi bir oyuncu. Yanlış anlaşılmasın, hiç benzer tarafımız yok onunla.
'BENİM KURALLARIM YOK'
* Siz de cüretkar diye tabir edilen rollerde oynamaktan kaçınmıyorsunuz. Yeni nesilin pek umrunda değil galiba Şoray kanunları?
Herkes farklı düşünür bu konuda. Kendi kuralları sonuçta, ama ben oyunculukta öyle bir kural olduğunu pek düşünmüyorum. "Ben soyunmam, öpüşmem" diye kurallarım yok. Mesela Çağan Irmak böyle bir rol teklif etti. Kabul ettim. İnandığım bir roldü. Çağan'a da güveniyordum. Ama sırf filmin reklamı olsun diye konulan sevişme sahnelerinde oynamam. Dünyada böyle şeyleri konuşmuyorlar bile.
* Genç nesil oyuncular fiziğe, görünüme de önem veriyorlar galiba değil mi?
Ben fiziğime önem veriyorum. Ama oyunculukta güzelliğin çok önemli olduğunu düşünmüyorum. Bence Haluk Bilginer çok yakışıklı. Zuhal Olcay da çok güzel ama onlar fizikleriyle başarılı olmadılar. Ama insan bakımlı olmalı.

Bıçak Sırtı Dizisi Ekibi


Yapım : TMC
Yapımcı : Erol Avcı
Yönetmen : Selim Demirdelen
Senaryo : Neşe Şen, Gaye Boralıoğlu, Şerif Erol, Gülden Çakır, Emine Algan
Müzik : Cihan Sezer, Can Atalar
Oyuncular : Fikret Kuşkan (Orhan Ertuğrul), Nejat İşler (Ali Sinan), Mehmet Günsür (Mehmet Ertuğrul / Orhan’ın kardeşi), Melisa Sözen (Nisan Ertuğrul / Orhan’ın karısı), Vildan Atasever (Ali’nin kızkardeşi), Erkan Can (Ali’nin arkadaşı), Tuğrul Çetiner (Selim Reşat Ertuğrul / Orhan’ın babası), İpek Bilgin (Rana / Nisan’ın annesi), Nihan Koldaş (Gönül / Kalfa) , Batuhan Karacakaya (Orhan’ın oğlu)

Bıçak Sırtı Dizisi Başlıyor

Bıçak Sırtı Dizisi 10 Eylül Satt 22:00 da Kanal D de

İŞTE BIÇAK SIRTI’NIN HİKAYESİ


Osmanlı soyundan gelen bir aile. Sürgünden sonra Fransa’da doğan baba Selim Reşat, 1974’te hanedan üyelerine af çıkınca Türkiye’ye dönmüş ve İstanbul’a yerleşmiştir. Kendisi gibi kökenlerine bağlı yetişen büyük oğlu Orhan (Fikret Kuşkan), hanedanın başka bir kolundan olan Nisan (Melisa Sözen) ile evlidir. Küçük oğlu Mehmet (Mehmet Günsür) ise asalet kavramına önem vermeyen, dik başlı bir gençtir.

Selim Reşat, aile mirasını devralmak için kendisine bir torun verilmesi şartını koşar. Soylarının devamını sağlayacak bir “şehzade”nin dünyaya gelmesi onun için her şeyden önemlidir. Ne var ki Orhan kısırdır. Ancak bu gerçeği herkesten gizler. Karısına bile kısır olanın kendisi değil, o olduğunu söyler. Ve bir gün beklediği fırsat karşısına çıkar. Bir doktor arkadaşının yardımıyla, ölmek üzere hastaneye getirilen hamile bir kadının bebeğini alır.

Kadın cinayete kurban gitmiştir. Kocası Ali (Nejat İşler) cinayetle suçlanmış ve müebbet hapse mahkum edilmiştir. Orhan böylece yeni doğmuş bir bebeğe sahip olur. Üstelik bebek üzerinde hak iddia edecek kimse de yoktur. Bebeğin gerçek babası Ali, işlemediği bir suçtan dolayı on yıldır hapis yatmaktadır. Dizinin hikayesi, sırf bu davayı çözmek için avukat olan Ali’nin kız kardeşi Güneş’in (Vildan Atasever) abisini hapisten çıkarmasıyla başlar. Hem karısının hem kendi çocuğunun katili olarak yargılanan Ali, bebeğin ölmediğini ve Osmanlı soyundan gelen bir ailenin oğlu olarak yaşadığını öğrenir. Orhan birden karşısına çıkıp aile hayatını ve inandığı her şeyi tehdit eden ve en önemlisi de oğlunu elinden almak isteyen bu adamdan kurtulmaya, Ali ise bir yandan gerçek katilin peşine düşerken diğer yandan oğluna yaklaşmaya çalışacaktır. Bu arada Orhan’la, Nisan’ın evlilikleri çatırdamaktadır. Nisan, gerçek kimliğini bilmediği Ali’ye yavaş yavaş garip bir tutkuyla bağlanır.

Bıçak Sırtı, Son Osmanlıların sürgün acılarının günümüzdeki izlerine bakacak, soyluluğun ve sıradanlığın ne kadar kırılgan kavramlar olduğunu tartışacak. Ve gerçek babalığın ne demek olduğu sorusuna, Orhan ve Ali gibi iki zıt karakter üzerinden cevap bulmaya çalışacak.

Mehmet Günsur Röportaj

Bir aktör olarak İtalya'da yaşamanın avantajları neler?

Bir kere oturmuş bir sistem var. En önemlisi bu. Sinema sektöründe bazı ekonomik sıkıntılar var ama bir şekilde hallediliyor. Sendikalar var. Dolayısıyla herkesin hakkı korunuyor bir anlamda. Yine de sonuçta burası benim memleketim ve burada inanılmaz malzeme var. ‘O Şimdi Asker’ filmi için geldiğimde ise kendi dilimde oynamayı ne çok özlediğimi fark etmiştim. Oh be, dedim, kendi dilim.

- Aktörlük sayesinde maddi bir birikim sağlayabildin mi?

Çok şükür iyi yaşıyorum. Ama çalıştığım sürece iyiyim. Roma’da Actors Center diye bir oluşum var, Amerika’daki Actors Studio gibi. Michael Margotta adında bir hocam var. Haftada iki defa çalışıyoruz. Seni seyreden pek çok öğrenci de oluyor. Çok önemli insanlar gelip, bu çalışmaları yönetiyorlar. Bu beslenme, sahnelerden uzak kalmamak adına çok hoş bir şey. 25 yaşıma kadar oyunculukla ilgili bir eğitim almadım. Bir sürü şeyi kendim geliştirdim. Daha sonra onların neden öyle geliştiğinin bu derslerle farkına vardım. Kişisel problemleri kırmayı, hayvanlarla çalışmayı öğreniyorsun. 3 ay boyunca kara panterle çalıştım. Bir ay Roma Hayvanat Bahçesi’ne gittim. Bu tür gözlemlemeler canlandırdığınız karaktere uyuyorsa çok işinize yarıyor.

- Bütün bunları değerlendirince oyunculuğun sana kattığı en önemli unsur nedir?

Çok daha fazla gözlemlemeye başladım insanları. Belki de daha özgür olmayı öğrendim. Belki hálá o anı yaşamayı öğreniyorum. En fazla özgür olduğumuz an, o anı yaşadığımız an.

SPOR İYİ BİR UYUŞTURUCU

- Nasıl bir adamsın, neleri seversin, zaafların neler?

Uyumluyum seçmem, mızmızlık yapmam, oraya gitmem buraya gitmem değilimdir. Öyle insanları da çok fazla sevmem açıkçası. Onun dışında tembelimdir. Çalışmadığım zaman tembellik yapmaya bayılırım. Ancak, canlandıracağım bir karekter varsa çok sıkı çalışırım. Yoğun çalışmaların ardından tembellik güzel. Hayatımın sonuna kadar bir şey yapmadan tembel tembel yaşayamam. Bir ay sonra boğazlanmış gibi olurum. Hep çalışmak da olmaz. Bir yandan da duygusal bir adamım. O yüzden çok fazla ticaret kafam yoktur. Hiç beceremem o işleri. Para konuşmayı, hesap yapmayı ya da ne bileyim alıp satmayı... Bunun dışında yemek yemeyi ve yapmayı çok severim.


- Seni kızdıran şeyler nelerdir?

Saygısızlık ve diğerlerini hiçe saymak. Diğer insanlardan faydalanmak. ‘Mış’ gibi olmak. Herkes sonuçta kendi istediği hayatı yaşamalı. Bazen kendileri de bilmiyorlar ne yaşamak istediklerini. Bazen de bir çevrede kısıtlı olarak yaşıyorlar. Oysa ki kocaman bir dünya var. Kendimi kısıtlamayı sevmiyorum. İnsanları gözlemlemeyi ve her türlü insan içinde olmayı seviyorum. Metro, otobüs, taksi... Bunlar hep hayatımda olacak şeyler. Bu konuda rahatım. Star kompleksim yok. Öyle bir şeye inanmıyorum.


- Bakımın için neler yaparsın?

Spor yapmak için kendimi zorluyorum ve rutin olarak yapmaya çalışıyorum. Roma’da evimin yakınında park var, koşuya gidiyorum. Yıllarca spor yaptıktan sonra vücut zaten onu istiyor. Terlemem gerekiyor ki, zihnim açılsın. Spor iyi bir uyuşturucu. Son zamanlarda cildime dikkat etmeye başladım, kızlara danışarak nemlendirici krem falan sürüyorum. Eskiden yapmazdım.

- Kadınlarda bulduğun en kötü özellikler neler?

Sonuçta tanımak, zeka önemli. Anlaşabilmek, ten uyumu. Güzel bakışlar, güzel gülüşler, güzel bir vücut... Ama şöyle bir huyu varsa asla birlikte olmam diyeceğim bir şey yok galiba. Hayatla ilgili katı kurallarım yok. Ama işle ilgili var.

- En büyük düşün nedir?

Türkiye’de, senaryosunu kendi yazdığım bir filmi yönetmek isterim.

ÇOCUK İÇİN UYGUN ZAMAN DİYE BİR ŞEY YOK

Ben hemen aşık oluyorum. Lover boy gibi bir durum söz konusu. Ama şu ana kadar yaşadığım tüm ilişkiler uzun. En az bir buçuk yıl sürüyor. Hemen daldan dala atlamıyorum. Beraber olduğum herkese aşık oldum. Bir de bazen ‘biraz yalnız kalayım’ dediğim anda aşık oluyorum mesela. Ancak şu anda evlilik düşünmüyorum. Baba olmak istiyorum tabii ki. Ama hiç belli olmaz, belki de hayatımın sonuna kadar bir aile kurmayabilirim. Daha onun zamanı gelmedi. Gelince anlayacağız. Ayrıca aslında çocuk için uygun zaman, diye bir kavram da yok. Çocuk oluyor ve sen ona göre uyduruyorsun hayatını.

Nejat İşler ile kısacık...



Son dönemin popüler ismi Nejat İşler. Ama o, kendisine yüklenen popülerliği, imajı kökten reddediyor. O yüzden magazin programlarında görünmüyor, sık sık röportaj vermiyor, hatta deyim yerindeyse kendini saklıyor. Bunun nedeni, pek çok ünlünün yaptığı gibi şöhretini daha da arttırmak, kendini ulaşılmaz kılmak da değil. Sadece öyle istiyor.

Filmlerde oynamayı seviyor, ama kısıtlı imkânlarla ve kısıtlı zamanlarda yapılanları değil. Diziler ise onun için tam bir işkence. Ama yapıyor. Çünkü bu sayede planlarını hayata geçirecek. Planları ise hepimizin zaman zaman hayalini kurduğu, ama bir türlü hayata geçiremediği şey: Gezginlik... Hatta belki biraz da serserilik... Yapmak istediği bir şey daha var, o da 'sıkışmış' bir kuşak diye nitelendirdiği kendi kuşağını anlatan bir şeyler yazmak. Ancak bunun zamanı belli değil, hazır olduğunda yapacak.

Kadınlar onu pek beğeniyor, ama bir türlü buna anlam veremiyor Nejat İşler...

Bıçak Sırtı Dizisi Fragmanı

Nejat İşler

Genç tiyatrocu Nejat İşler, 28 Şubat 1972 yılında İstanbul’un Eyüp semtinde doğdu. Feshane işçilerinden birinin torunu olan Nejat İşler, ilkokuldan sonra eğitimine Cağaloğlu Anadolu Lisesi’nde devam etti. Ortamına alışamadığı yeni okulunda popüler olmak ve derslerinden kaçmak için okulun tiyatro koluna girdi. Kısa zamanda popüler olan Nejat İşler derslerini de boşluyordu. Liseyi bitirdikten sonra üniversiteye giremeyince, para kazanmak için çay partileri düzenlemeye başladı. Nejat'ın işleri umduğu gibi gitmeyince borca girdi. Borçlarını kapatabilmek için Mahmutpaşa’dan t-shirt alıp Teşvikiye’de bu t-shirtleri satma kararı aldı. Kış aylarında ise t-shirt yerine kitap, dergi ve plak sattı.
İki sene sonra Yıldız Teknik Üniversitesi Fotoğraf bölümünü kazanan Nejat İşler iki yıllık olan bölümden askerlik için iyi olmadığnı düşünerek vazgeçdi.

On yıl kadar satış işleriyle uğraştıktan sonra Taksim’de dolaştığı (27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü) birgün, bir tiyatro sahnesinde bedeva gösterimde olan "Danton’un Ölümü" adlı eseri seyretti. "Ben niye bu işi yapmıyorum?" diye düşünen Nejat İşler, dayısının yanına gittiği Eskişehir’de konservatuar sınavına gitmeye karar verdi ve kazandı. İstanbul’a döndüğünde, ilanını gördüğü Mimar Sinan Üniversitesi Konservatuar Bölümüne başladı. 1995 yılında Mimar Sinan Üniversitesinin devlet konservatuar bölümünden mezun olana kadar devlet tiyatrosunda ve televizyon dizilerinde rol aldı.

1995 yılında mezun olduktan sonra iki arkadaşıyla birlikte "Kahramanlar ve Soytarılar Tiyatrosu"nu kurdu. Tiyatronun kurulmasından sonra kendi oyunları için hikayeler yazmaya başladı. "Belki hiç okumayan biri de yazabilir bunları, benim yazı yazmamın nedeni yazmak değil, sadece oynayalım diye yazıyorum." dediği, "Tuhaf Şehir Hikayeleri", "Biz Zavallı Erkekler" ve "Yalnızlık Benim Gizli Sevgilim" adlı üç kitap yazdı.

41.Antalya Altın Portakal Ödülleri için Erkek Oyuncu dalında aday olarak gösterildi. Her fırsatta amacının başrol oynayıp şöhret olmak olmadığını belirten İşler, tek arzusunun yaptığı işi elinden geldiğinin en iyisi olarak yapmak olduğunu, tiyatro yaparken ölmek istediğini dile getirdi.

1994 yılında rol aldığı ilk televizyon dizisi olan Gurur’dan sonra, Deli Yürek, Şehnaz Tango, Nasıl Evde Kaldım, Dedem, Gofret ve Ben, Aşk ve Gurur, Şeytan Ayrıntıda Gizlidir dizilerinde oynadı. 1999'da ilk sinema filmi Eylül Fırtınası’nda rol aldı. Mustafa Hakkında Herşey ve Anlat İstanbul filmleri ile sinema oyunculuğuna devam etti.

Fikret Kuşkan

22.04.1965 İstanbul doğumlu, asıl adı Mehmet Fikret Kuşkan. İÜ Devlet Konservatuvarı Tiyatro bölümü mezunu. 1988’de Sis (Zülfü Livaneli)’de küçük bir rolle ilk kez kamera karşısına geçti. 19 sinema filmi çevirdi. 1991 Antalya Film Festivali’nde Gizli Yüz (Ömer Kavur)’le “En İyi Erkek Oyuncu”, 1993 ÇASOD’da Dönersen Islık Çal (Orhan Oğuz)’la “En İyi Erkek Oyuncu”, 2002 Ankara Film Festivali’nde 9 (Ümit Ünal)’la “En İyi Erkek Oyuncu”, 2006 İstanbul Film Festivali’nde Babam ve Oğlum (Çağan Irmak)’la “En İyi Erkek Oyuncu” seçildi.

Önemli Film ve Dizileri : 1988- Sis (Zülfü Livaneli) 1989- Gençler (TV) 1990- Gizli Yüz (Ömer Kavur), İki Başlı Dev (Orhan Oğuz) 1991- Issızlığın Ortası (Okan Uysaler/TV) 1992- Dönersen Islık Çal (Orhan Oğuz) 1993- C Blok (Zeki Demirkubuz), Yaz Yağmuru (Tomris Giritlioğlu) 1995- Aşk Üzerine Söylenmemiş Herşey/Ay Vakti (Erden Kıral-Kısa Film), Özlem, Düne... Bugüne... Yarına (Tülay Eratalay), Sahte Dünyalar (TV) 1996- Deniz Bekliyordu (Sunar Kural Aytuna), Kurtuluş (Ziya Öztan) 1997- Avcı (Erden Kıral) 2000- Muhallebicinin Oğlu (Cemal Şan/TV), Şaşıfelek Çıkmazı (TV) 2001- Şelale (Semir Aslanyürek) 2002- 9 (Ümit Ünal), Abdülhamit Düşerken (Ziya Öztan), Hititler (Tolga Örnek) 2003- Esir Şehrin insanları (Cafer Özgül/TV), Kasabanın İncisi (TV), Mustafa Hakkında Herşey (Çağan Irmak) 2004- Adı Aşk Olsun (TV), Anlat İstanbul (Ümit Ünal & Yücel Yolcu & Ömür Atay & Kudret Sabancı & Selim Demirdelen) 2005- Babam ve Oğlum (Çağan Irmak), Güz Yangını (TV) 2006- Hacı (TV), Kabuslar Evi (Çağan Irmak/TV), Sen Ne Dilersen (Cem Başeskioğlu)

Mehmet Günsur


Mehmet Günsur 8 mayıs 1975 yılında istanbul'da doğmuştur.

Oyunculuğa 7 yaşında çeşitli reklam filmlerinde oynayarak başladı. 12'sinde Okan Uysaler'in yönettiği Geçmiş Bahar Mimozaları adlı dizide Rutkay Aziz, Filiz Akın ve Müşfik Kenter gibi oyuncularla rol aldı. O yıllarda oyunculuk onun için bir hobiydi. Diğer bir hobisi de müzikti. Uzun bir süre Dawn adlı bir grupta şarkı söyledi.

Eğitimine ise İtalyan Lisesi'nden mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde devam etti. Dört yıl boyunca Taksim'de bir restaurantta işletmecilik yapan Günsur'un kendini Türkiye'ye tanıtması Ferzan Özpetek'in Hamam filmiyle oldu. Bu filmle birlikte oyunculuğu meslek olarak seçti. Hamam filminin ardından İtalya'ya yerleşen ve mesleğine orada da devam eden oyuncu İtalya'da çok sevilen biri haline geldi.

TV Dizileri:
* Geçmiş Bahar Mimozaları (1989)
* Sır Dosyası
* Pilli Bebek
* Kasırga İnsanları
* Beyaz Gelincik

Filmleri:
* Hamam (Ferzan Özpetek) (1997)
* The Italian (Ennio De Dominicis) (2002)
* O Şimdi Asker (Mustafa Altıoklar) (2002)
* Hayal Kurma Oyunları (Yavuz Özkan) (2004)
* Anlat İstanbul (2002)
* Fall Down Dead (Jon Keeyes) (2007)

Erkan Can

Erkan Can 1958 doğumlu Türk sinemasının yetişdirdiği önemli isimlerden birisidir.
Mahallenin Muhtarları dizisindeki Temel karakteri ile, Gemide, Dar Alanda Kısa Paslaşmalar ve Takva gibi sinema filmlerindeki rolleriyle tanınır.

Oynadığı Filmler ve TV Dizileri:

* 2006 Kader
* 2006 Takva - Muharrem
* 2006 Fırtına (TV dizisi) - Oflu Hoca
* 2005 O Şimdi Mahkum - Kazım
* 2005 Anlat İstanbul - Darbukacı
* 2004 Yazı Tura - Firuz
* 2001 Vizontele - Mela Hüseyin
* 2000 Dar Alanda Kısa Paslaşmalar - Suat
* 1998 Gemide - Kaptan
* 1993 Yalancı (TV dizisi) - Hulusi
* 1992 Mahallenin Muhtarları (TV dizisi) - Temel
* 1986 Davacı - Seyyar Satıcı

Vildan Atasever

Vildan Atasever, 24 yaşındaki Vildan Atasever, Erzurumlu 5 çocuklu bir ailenin kızı. 15 yaşında çalışmaya başlayan Atasever, tiyatrolarda oyunculuk, DJ ve VJ'lik yapmış. Daha önce 'Kurtlar Vadisi'nde Hüsrev Ağa'nın eroinden ölen kızı 'Nazo' rolünü canlandıran Atasever; önümüzdeki günlerde iki filmle birden beyazperdede olacak. Kutluğ Ataman'ın yönettiği, Perihan Mağden'in 'İki Genç Kız' adlı romanından beyazperdeye aktarılan filmde yine Hülya Avşar'ın kızını canlandıracak. Ayrıca Sinan Çetin'in yapımcılığını üstlendiği, Alper Çağlar'ın yönettiği 'Plajda Kız Tavlama Teknikleri'nde de Atasever'i göreceğiz. Bu arada Vildan Atasever, üç yıldır gazeteci Taylan Kılınç ile evli.

Melisa Sözen

Melisa sözen 6 temmuz 1985 yılında doğmuştur. Pera Güzel Sanatlar Lisesi Tiyatro Bölümünü bitirmiştir. Bilgi Üniversitesi’nde Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetimi okumuş. Ölene kadar yapmak istediği tek şey oyunculuk! Melisa sözen türk sinemasının son dönemdeki başarılı isimlerinden birisidir.
film ve dizileri:
*Kabuslar Evi: Seni Beklerken
*Eve Giden Yol 1914
*Azap Yolu
*Deli Mavi / İşte Öyle Bir Şey
*Cenneti Beklerken
*Çarpışma
*O Şimdi Mahkum Aylin
*Kayıp Aşklar
*Çemberimde Gül Oya
*Okul
*Şarkılar Seni Söyler
*Büyümüş de Küçülmüş
*Şıh Senem
*İçerideki
*Bana Şans Dile
*Yeni Hayat
*Aşk Güzel Şeydir